Bu Blogda Ara

4 Haziran 2022 Cumartesi

Barbarbar

 

Hayat, kokar. Yüz şekillenir. Gelişir aruz.
Nefesinden Akdeniz’in kuzey çiçekleri
gıcır gıcır seni öptüm mantarı
cam sanayii ve takma kirpik takma sanatı
bir karbon iki oksijen benzersiz biçimde
bedelini ödemişler benliğin
dudaklar bunun için.
 
Bakılır. Gül delinir
Okyanus dağlarından taşınır ışık
halka sağlık ve sıhhat
aşka yeni bir mana
arkadaşlara neşeli bir masa verecek kuvvette
göze isim koyma töreni niyetine.
 
Tornadan geçmemiş
titreşen kas disiplinine boyun eğmemiş
başkasına vekaleten sigara içilmiş ciğerin lezzetli fotokopisi
banka kasalarından geçecek desibeldedir ses.
 
Bedeli ödenmiş benliğin izahı kolay olur
10.000 Ethereum, tonlarca vernik, 10 bezelye
hafif güzelliğin, 7-8 kilo kadar güzelliğin
lisanslı güzelliğin müstakbel şubelerinde şahidi olunsun diye.
 
Mezopotamya’da
sonsuz tarafından isimle çağrılmak beşiktir
mezarları sulamanın bir sonucu olarak
arzumakla aramda geçen nehirler kurur
hep yeni isim verilir
hayat, kokar.
 
Sevilir
Kapış kapış yapılır kalp
Çok sevilir kapış kapış yapılır kalp
özellikle bu akşam bir sebeptir yaşamak
bu akşam bir akşamdır çünkü bu akşamdır bir akşam.


Kafkaokur, Mayıs 2022

26 Mayıs 2022 Perşembe

Kahrolmak ve söyleşiler.

Sanatkritik'ten Zeynep Nur Ayanoğlu'nun sorularına yanıt verdim:

Z.N.A: Adı ön kapakta yazan anlatıcının, edebiyattan kaçar gibi yapıp kaçmadığında, okuru payladığı veya ondan özür dilediği kısımlarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Buna karşın, hiç özür dilemediği bir “huyu” var: sonuçlara atlamak. Anlatıcı, “Müptezel Sevgilisi onunla konuşmayı kesecek olsa da nasılsa hepimiz (virüsten) öleceğiz (s. 25)” veya “…koyu renkli giysilerinde toz taşımadığı gibi kalbinde sevgi de taşıyamaz (s. 149)” gibi bağlantılar kurup bunları işlemekten gocunmuyor, “imtina” da etmiyor. Bu noktada, kitabın, eğer varsa “edebiyat üstü” olma iddiasının sınırları veyahut yazarın uyguladığı yöntemi icra etme sınırları hakkında ne söylersin?

C.D.: Burada da siz edebiyat yapmışsınız. Neyse. İnsanlar fırsatı hiç kaçırmıyor bakıyorum. Edebiyat yaptığınız ilk cümleleri geçip sona geliyorum. Nadir de olsa edebiyat yapmaktan imtina etmedim. Hatta kitapta geçtiği haliyle “imtina” etmedim çünkü göçük altından insan çıkarıyordum. Her arama kurtarma çalışmasında olduğu gibi kurtarıcı tuvalet molası verebilir. Ayrıca baş karakterlerimden birinin gaza gelip edebiyat parçalamasına engel olamam. İçki içiyor, uyuşturucu kullanıyor. Ara sıra saçmalayacaktır elbette.

Devamı için TIKLAYIN

 

KE Dergisi'nden Sedat Demir'in sorularına yanıt verdim. 13. sayıyı indirmek için TIKLAYINIZ

S.D.:Karakterleri, isimleri yerine karakterin onlara verdiği “özel” isimlerden de tanıyoruz.

CD.:İsimleri aklımda tutamadığım için karakterlere isim vermedim. Şimdi şaka yaptığım düşünülecek. Yapmıyorum. Güncel hayatta isimleri aklımda tutamıyorum. Bu sebeple bir performans romanı da olan Kahrolmak’ta isim kullanmak riya olurdu. Allah kimseye söylediği şeyin şaka olmadığı açıklamak zorunda bırakmasın bu arada.

 

Devamı için TIKLAYIN



Kafa Sabit programına konuk oldum.

 

Kürtler Şehirde programına konuk oldum.

 

Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...