Değerli romancımız Bay Ahmet Ümit bir şiir kitabı çıkardı. Adı, Sokağın Zulası. Everest Yayınları hamilliğinde çıkan bu kitabı ben birine aldırdım. Alacağımı alamıyordum adamdan. Dedim bari ona aldırayım. Zaten param gitmiş, bari karşılığında ayni bir şey gelsin dedim.
Şimdi hanımlar beyler, sıfat tamlaması/isim tanımlaması+tasvir ile şiir yazılacağını kim söyledi? Türkiye topraklarında yazılan şiirin yüzde 98’i böyle maalesef. Bay Ahmet Ümit bu topluluktan beri durmamış. Kitabı Sokağın Zulası başta sonra israf ve kürtajdan kurtulma düzyazı kırıntıları ile dolu. Tıbbi atık! Boş konuşmayı sevmem. Örneklerime geçip derdimi anlatayım.
“Mıy mıy mıy. Mıy mıy mıy. Mıy mıy mıy mıy vay vayvay.” ölçüsü ile yazılan şiirler.
Bu ölçü lirik bir ölçüdür. Sadece sonundaki “vay vayvay”lar renk katar dizeye. O da olmasa metin tamamen düzyazıdır.
Gözlerin düşünce gözlerimin aklına
Uyanır sisler arasından bir çift nilüfer
Bir ırmak çırpınır yakamozların kuşatmasında
Bahara koşar bozkırda tarlalar
Saçların takıldımıydı parmaklarımın ucuna (s.48)
