Bu Blogda Ara

13 Ekim 2012 Cumartesi

İlk Kısa Öyküm

Bay N. bir öykü düşünür. Bana anlatır. Atatürk’e ve Tarih’e saldırmaktadır. Yazınca neşredebilir miyiz diye sorar. Ben de ona gtalkta cevap veririm: Adamın götünden kan örneği alırlar. Biraz bekler ve cevaplar: Keşke deli raporumuz olsaydı. Sonra deforme ettiğim sözü google’dan araştırırım. “Adamın Götünden Kan Örneği Alırlar”. Bu sözü ilk defa kullanmış olmanın gurur değeriyle kendime bi paket sigara alamam. Bitti.

4 Ekim 2012 Perşembe

Keşke Cihat Duman, Artunç Tunçboyacıgil Olsaydı



Cihat Duman’ın şiir kitabı Kızkardeşleşmek Pan Yayıncılık’tan çıktı. Gerçi önceden çıktı ama ben yeni duyduğuma göre kitap yeni çıkmış demektir. Hazreti İsa’nın çarmıha gerildiğini o günden beri kim öğrense üzülmüyor mu? Üzülüyor. O halde Kızkardeşleşmek Pan Yayıncılık’tan çıkmış demektir.

Cihat Duman ile tanışıklığım çok uzun olmasa bile memleketlerimizin ayrı olmaması ve benim ona bir keresinde yemek ısmarlamam… İlk kitabı Ya da Pişman Değilim’den sonra daha derlenmiş, toparlanmış şiirler yer alıyor. Aşırı Türkiye vardı birinci kitapta mesela, şimdi ise Tehlikeli Oyunlar var. Cihat Duman şiiri konuşamadığı için yazdığını söylüyor. Trabzon burmasının bir zengin takısı olduğunu sanırım bilmiyor. [Çünkü Cihat, bizler çeyrek altın çocuklarıyız.] Ve kendi kendine evlenmeyi beceremeyenler diyor bir başlıkta, evlilik programlarında hamile kalıyor. Keşke herkes hamile kalsa.

[Hatırlıyor musun Cihat Dumançığım? Sen Kızkardeşleşmek şiirini Taksim’deki büronda bana okurken ikimiz de çok aşırı biçimde duygulanmıştık. Özellikle bize çay getiren stajer avukat çocuğun sana yalakalık yaptığını fark etmiştim. O çocuğu kov lütfen Cihat. Avukatlar şiirden anlamaz. Stajerler ise mısradan anlamaz. Bak Cihat, burada büyük-küçük işareti yapmak zorundayım. Ben gördüm, iki kitabında da word ile hemhal olmuşsun.]

Avukat > Stajer Avukat > Han Görevlisi > Gece Bekçisi > Taşeron Firmada Çalışan Temizlik İşçisi > Çekirdek Kabukları > İzmarit> Arthur Miller

Kızkardeşleşmek 84 sayfadan oluşuyor. Kitap İstiklal Caddesi’ne, havralara, abdest alanlara, çocuklara ve spikerlere hitap ediyor. Bir kitabın güzelliği sanırım hitap ettiği kesimlerin fazlalığı. Mesela Cihat Duman insanlıktan kurtulup müzik olamayan yerine lir-mir yazsaydı sonu intiharla bitmesi muhtemeldi. Mesela şöyle olurdu: Ağzımdan lir ağlıyorum, gözümden mir geliyor.

Cihat Duman soldan atak geliştirip ceza sahasının içine girmeyi ayıp sayıyor. O yüzden sövecekse 18 yayının solunda sövüyor. Sevecekse maçı durduruyor. Hakemlere itiraz bile etmiyor. Ben diyor şiirde kafama göre hareket ederim. Ediyor ama “kahreden Rabbi’nin adıyla okuyor.”

Altını çizdiğimiz kitaplar sahaflara verilmez, ödünç de verilmez. Onun kitabının satırlarını bir kedi usulca tırmalıyor. Çün bitmiştir, sodyum sülfat, sodyum karbonat.
Kitabı güzel yapan şeylerden biri bize olan yakınlığı. Bizimle hala, teyze, enişte olan her kitap iyi kitaptır. Kızkardeşleşmek bizimle kardeş oluyor, yatağımızı serip yastığımızın altına koyuyoruz. Şeyh Edibali öğüt verirken artık Cihat’ın kitabından istiyor olabilir. Sonrası hayır olsun.          Cinnet iyi değil cennet iyidir.

Not: Başlıktaki Cihat Duman ismini googleda aratırsanız bulabilirsiniz ama Artunç Tunçboyacıgil’i bulamazsınız. Yoktu, uydurdum. Bazı kelimeleri Kızkardeşleşmek’te Cihat Duman uydurmuş. Yakışınca uydurmuş olmazsınız, icat etmiş olursunuz. İcat çok kitapta.

Lirik bir cümle ile poetik yazıma son veriyorum: [Bana 20 TL olan borcunu umarım tez zamanda ödersin. Gözlerinden öperim kardeşim. Erkek kardeşim.]

Bülent Parlak








2 Ekim 2012 Salı

Duran Topların Ustası


aleks topa daha iyi vurabilmek için topun önünü ayağıyla eşeledi. aleks topu korner noktasına ekti. önceden atılmış pet şişeler vasıtasıyla suvardı. cezasahasına şöyle bir bakış attı. orta açılsa ve insanlar bağırsa ingilizce bir şeyler olacaktı. gol. olmadı. top yeşerdi. top ağacından onlarca top yetişti. herkesin bir topu olmalıydı. herkes bir topun peşinden koşarsa topun götü kalkar. herkesin bir topu oldu aleks sayesinde. futbol, topun en az sayıya indirilmiş hali olduğu için bu durumu yadırgadı. futbol dile geldi. herkes fazla topunu bankaya yatırsın dedi. kimse yatırmadı, herkes oynadı. kapitalizm bunun neresinde.

aleks korner kullandı. cezasahası sakinleri gelecek olan topa vurmak itişti. top paylaşılmazdı. tek kişi topa vuruldu. aman tanrım ingilizce bağırıldı. gol. bu, birilerinin sevinci, ötekilerinin üzüncü demekti. bi taraf sevindi, diğer taraf üzündü. keşke balkona kaçıp kesilen bir top olsaydım dedi top. yavaş çekim diye bir şey olamazdı. az önceki olayı yavaş izlenimde tekrar görüyorum. diğerleri farklı açılarda görüyor. göz sayısının yarısı kadar farklı bakış açısı var. kamera sayısı kadar varmış gibi duruyor ama. yuvarlak, aşkın klozetidir.

aleks korner kullandı. cezasahasında topu uzaklaştıran adam topu uzaklaştırdı. adamlar ters yöne yöneldiler. yumuşak çimenlerin sütünde yuvarlanıyor böyle top. adamlar aleks. sanki böyle solcularla sağcılar. herkesin bir takımı var. herkes takımdaşıyla toplaşıyor. hakem bir anayasa. güzel ve ıslak bir anayasa. fikirler değerli. top ortada. mücadele tam anlatmalık. ben spikeriniz. eskiden ortasaha oynardım.

Cihat Duman

Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...