Bu Blogda Ara

tolga tup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tolga tup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

Sıktırmalık Portakal-Tolga Tup

Düz yolda sekiz çizen alkollü araç ve üç arkadaş. Ölmemek için hayli yüksek şansa sahipler. Bu şansı polise rastlayışlarında da kullandılar. Aracın durması camın açılması üfleme cihazı uzatılması. Şoförün ‘Mariyn Ketr üflesin, ilk o üflesin doğum günü doğum günü’ derkenki sesin tonu çocukluk yıllarından kalma. Memur Mariyn Ketr’ın kim olduğunu öğrenmek için nüfus kağıtlarını istedi. Aracı kullanan üçünü de uzattı. Bu isim hiçbirine ait değildi. ‘Baylar gözaltına alındınız’ cümlesini söylerkenki aksanı ve arkasından savurduğu  sinsi bakışlar entellektüel olma hakkı istiyordu. Bunlar olurken gıcırdayarak açılan bagajdan kısa boylu uzun bacaklı Mariyn Ketr çıktı. Mariyn’in araçtan çıkışında ‘uzaklara doğru gidecek!’ hali vardı. Durdurmak fena olurdu çünkü zombi gibi ışıldayan gözleri operasyondayım mesajı veriyordu. Beş metre uzaklaştıktan sonra sisin arasında kayboldu. Herkes şaşırdı duruma. Sessizliği yırtıp tekrar geldi. Kimse unuttuğu şeyi aramaya böyle gelmezdi. Memur ‘sen insan değilsin aga’ demeyi göze alamadı. Bagajdan çıkardığı ata binip yine uzaklaşması ikinci darbeyi koydu. Fazla uzaklaşamaz lafına hiç inanmamıştı fakat at çatlayınca fazla uzaklaşamadı. “Dili ısırmak kötüdür” dedi. Bunu niye söylediğini sorguladığımda attan düştüğünü anladım. Peynir baştan hatta tam yağlı kokuyordu. Aslında memur entelektüel değildi. Her sinsi bakan ve baylar kelimesini kullanan için bu söylenemez. Araçtaki üç adamı tanıyamadım. Toplanması zor satılması kolay nesneler gibiydiler. Çok da önemli değillerdi. Bu duruma alışığım.

Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...