Bu Blogda Ara

6 Nisan 2015 Pazartesi

Bazı Duygularımın Yıpranması

selamsız ve bir kadının hatırı sayılır parmaklarından
iyi bi şey yapmış olmak adına, iyi bi şey, kendime küçük gelen
yapamadığım şeylerin yerine, belki özür dilemek
belki merhametle şiiri birbirine karıştırma yalanı
ve başka yalanların ortasından
bir am ve sik davasının içtimai değer kazanmasından
felsefe ve psikolojiyi imdadına çağırmasından
aşktan ve kinetik enerjiden yazıyorum

öncelikle herkesi tebrik ederim
bi başka insanla hayat paylaşma
bu ötekicil, empatik, özgecil, sinerjik, diğerkam
kalp atışlarınız, göz kırpışlarınız, boyun kırışları
nelerden feragat etiyseniz artık belki de delik
kıyılan bir nikah yahut anonim şirket ana sözleşmesi
tutulan avukat, bırakılan huylar, verdirdiğin oy
taptığın tayyip, aldandığın kürt, küçük gördüğün gey
izlediğin dizi, paylaştığın tivit sıradaki flörtöz
aman ya rabbi aman ya allah düşündükçe teessüfüm artıyor

bulaşıcı, süfli, bulantı veren yalanların
hangi hastalığa benzediğini hiç düşündünüz mü
hızla çoğalması, metabolizmayı çökertmesi
fukaralığa ve acziyete düçar etmesi
insana ve allah’a olan saygınızı yerle bir etmesi
misal: bebeğin kime ait olduğu büyüyünce anlaşılacaktır
fedakarlık kim tarafından edilmiştir bebek babaya ait
sevgi kadına,, önemsenmek tuvalet fırçasına aittir
anneye de ait olabilirdi bebek
geride acı hatırası bile kalmayacak bir torba şimdiki zaman öcü
hepinizden, insana katlanan herkesten nefret ediyorum
ben belli bir süreden sonra insana katlanamıyorum
içim tereddütle doluyor
içim doluyor Atatürk sevgisine bile yer kalmıyor
artık buzdolabını açıp kapatmıyorum o bakış öldü
bir insanın etrafındaki insanlar neden varlar
nefretimin simgesi olarak varlar başka türlü çok saçma
menfaatlerini hesapliyim diye varlar
bu zeka düzeyi bu zeka düzeyinin etrafında olur zaten normaldir
bu mallık ancak bu mal ile kuvveden fiile geçer
bunun burada olması yalnızlıktır bunun burada olması çare
bunun bu insanlardan almaya çalıştığı bunun kompleksi
allah belanı versin aşağılık kompleksi demem için yaratıldılar

insan öldürmediğin için saygı görebilirsin
okuduğunuz için teşekkür ederim


buzdolabını açıp kapama bakışı öldü selamünaleyküm

11 Mart 2015 Çarşamba

Şair Ak Parti'ye Düşmandır

Yağmurun bile karakter değiştirdiği, adeta salya gibi aktığı, karın mide bulandırdığı, futbolun bok koktuğu; insanın çürüdüğü, haysiyetsizleştiği, riyanın köpeği olduğu bir siyasi iktidar devrindeyiz. Tayyip diktatörlüğü ve hırsızlık, katillik, namussuzluk rejimi. Anadolu Ortodoks İslam’ı çökerken yanında İzmiryen Laikliği, Melami Tasavvufu, Şamanizmi, Endüstriyel Futbolu, Kahve Falcılığını aklıma gelmeyen ne var ne yoksa yanında götürdü. Modern Şiiri de etkiledi bu gidiş. Eskiden Vehhabi’ler (Hariciler/Selefiler) TECE’nin maaş verdiği imamın arkasından namaz kılınmaz deyip iş hanlarında, gizli mescitlerde namaz kılarlardı. Bazı sünniler de onları artislikle suçlardı. Vehhabiler “laik anayasa şirktir, dar-ül harpteyiz” deyip cumadan kaytarırdı. Bizimkiler bi bok anlamazdı. Sonra İslamcılar çeşitli desiselerle iktidar oldu, hutbede Halife Tayyip’e methiyeler düzüldü ve Emevi canlandı. Cuma’ya gitmez olduk. Cuma’ya gitmeye utanır olduk. Küçükken gizlice açık filmlerin oynatıldığı sinemalara girme duygusu ile Cumalara gidiyorduk çünkü. İlçe adliyelerinde çalışan Dünyevi memurlar 17-25 Aralık Operasyonlarına kadar paşa paşa cumaya gidiyorlarmış, başlarına bişi gelmesin, ekmeksiz kalmasınlar diye. 17-25 Aralık operasyonundan sonra “başlarım lan böyle işi” deyip terk etmişler. Gerçek bir seküler gibi davranmaya başlamışlar. Cuma Namazı çok önemli bir şeydir. Bunu atlamayın. Savcı arkadaşım, herhangi bir ilçeden bildiriyor. Kaymakamın değişimini not almış. İbretlik.

Sanatçının taraf olmama gibi bir seçeneği yoktur. 2013 Haziran’ından sonra elindeki sanat silahını ne için ateşleyeceksin? Havaya sıkma seçeneğin kalmadı artık. Ya çoğunluğun verdiği yetkiye dayanarak gücünü tahakküme harcayan, ezen, öldüren, çalan, talan eden, doğayı katleden iktidara ateş edeceksin ya da iktidarın kudretine istinat edip azınlığa, ezilene, hak ve adalet dışına çıkarılana saldıracaksın. Bunu izleme şansın yok. Bunun Müslümanlıkla da bir ilgisi kalmadı zannediyorum. Fakat son günlerde öyle şeyler görüyoruz ki aman ya rabbi aman ya Allah düşündükçe teessüfüm artıyor. Gezi zamanı, Tayyip lehine bildiri imzalayanlar ile gezi isyancıları aynı sanat ve edebiyat dergilerinde yer alabiliyor, aynı şiir festivallerinde yan yana gözükebiliyorlar. Bunların kim olduğu bellidir. Bu ön bilgilerden sonra asıl meseleye yaklaşmak gerekir. Hayat ve siyaset alanında bizi ayrıştıran iktidar, azınlık, minörlük gibi kavramlar sanat sahasında nasıl tebarüz eder?

2 Mart 2015 Pazartesi

Cemil Bozkuş İntiharı

Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...