Karate meşru müdafa sanatıdır. Bizde gelişen bu sanatın Shotokan stilidir. Karate; kihon, kata kumite diye üçe ayrılır. Kihon antreman, kata hayali döğüş (dans gibi), kumite ise döğüşmektir. Karate iyidir. Aşağıda en sevdiğim katanın çizimleri var. Göstergedir.
Bu Blogda Ara
14 Eylül 2011 Çarşamba
13 Eylül 2011 Salı
12 Eylül 2011 Pazartesi
Atilla Çapraz (AX) Sahiden Yaşıyormuş Patron
ANNENİZİN MEMESİ TEKMİ?, YAPRAKSIZ GÜLÜ DÜDÜKLERİM, GÖZÜMÜN RIZGIYLA ALAY ETTİLER, SEÇİM KURULU SİZİ YORMAK İÇİN SANDIK KURMUŞ, EMPOZE DEĞİL HAK. Aylardır İstiklal Caddesi duvarlarında garip metinler okuyoruz. Çarpıcı, kısa, büyük harflerle yazılan şiirler bunlar. İmla zaten yok. İmlayı metres etmiş. Gayet düzgün, okunur. Değerli metinler. Kağıttan duvara taşması düşündürücü. Özellikle Büyükparmakkapı Sokak etrafında yoğunlaşıyor. Ben tabii aylardır arıyorum bu adamı. Ufak bir soruşturma yaptım. Çaycıdan tarif aldım. Dürümcüden eşkal aldım. Olmadı. Denk gelmedik. 4-5 gün önce de Sancar ile birlilikte dolaştık ve bütün yazılan görsellerini toparladık. Bu yazıların üstüne konacaktım. Ben yaptım diyecektim. “Sancar, adam zayıfmış, savunmasızmış, üstüne çökelim, ezelim.” Fotoları arşive aldık blogda ilan edecektik. Ama bu akşam bu fikrimden vazgeçtim. Ben, Kadir Yanaç, Ramazan Parladar, Gökhan Göçer ve Mukaddes Akyol dolanırken bu adam geldi yanımızda duvara yazmaya başladı. Tahta kalemiyle yazıyordu. Alemden birkaç kişi bunu görünce benim projem de güme gitmiş oldu. Artık ben yaptım diyemeyecektim. Adamı zorla aldım sorguya çektim. Diğer arkadaşlar da şahit. Zaman zaman tehdit ettim, zaman zaman şiddet uyguladım. Arkadaşlarım da katkıda bulundular sağ olsunlar. Masanın hakkını verdiler. Karşılık verdiği oldu. Sustuğu oldu. Aşırı alkollüydü. Sadece bir adet diş kalmış ağzından çıkan sözcükler anlaşılamıyordu. Özetle şunlar anlaşıldı:
Atilla Çapraz. (AX) 1961 Kastamonu doğumlu. Çiftçi. 1985’ten beri İstanbul’da yaşıyor. Unkapanı’nda ikamet ediyor. DHKP-C üyesi olduğunu ve 1980’den 1984’e kadar Mamak İnfaz evinde kaldığını söyledi. Hiç evlenmedi. Hiç çocuğu olmadı. Biz kızı olsun ister. Küfürlü konuşuyor. Saldırgan bir dili var. Fiziksel saldırıya karşı. Kendini savunmak için bile fiziksel şiddet uygulayamıyor. Çevre esnaf tarafından kollanıyor. Bazen de bıkkınlık veriyormuş. Attila İlhan’ı biliyor. Ece ayhan’ı hiç duymamış. 1.65 boylarında, yarı kel, bıyıklı, 65 kilo civarında, pembe gömleği (temiz ve kumaş pantolunun üzerina salınmış), kaliteli görünümlü kundura ayakkabı, hiç de yabana atılmayacak (en az 5 TL’lik) çorap.
Soru ve Cevaplar:
-Kabeye gitsen Kabe duvarına ne yazmak istersin?
Cinleri taşlamaya geldim.
-Ölmek İster misin?
Kefenimin rengi beyaz olmasın.
-Hiç çocuğun oldu mu?
Oldu, Mustafa Kemal’in çocuğu hepimizin çocuğu.
Bazı laflar:
Öğle ezanının adı ne? Göz banyosu yapıyorum (Kadınlara baktığı zaman söylediği cümle). Renklerin mezarı.
Konu ile ilgili daha sonra yazacağım. Şimdi siz yazıları bir okuyun hele. Bir kısmını aşağıya ekliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bir Mezarlık Komedisi: Gassal
Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...
-
Beni odana götür ve düz. Senin sözcük dağarcığında İnsanda arzu yaratan Tarifsiz bir şeyler var. Philip Dick, Le Bal des Schizos* ...
-
(Yazı şahsi kin gütme yazılarından biridir, edebiyatla alakası yoktur. Şahıs, açlık grevleri için imza toplarken benden imza istememiştir...
-
Birhan Keskin şiiri ile tanışmam 2007 yılına denk düşüyor. Y’ol adlı kitabının ilk sayfasına on.dört.2007 yazmışım. Sonrasında çıkardığı...



