Beni odana götür ve düz.
Senin sözcük dağarcığında
İnsanda arzu yaratan
Tarifsiz bir şeyler var.
Philip Dick, Le Bal des Schizos*
Okuru baştan çıkarma, yazarın asıl görevi olmasa bile hedefleri arasındadır. Hele şiir okuru, diğer okurlardan farklı olarak bu isteğini (baştan çıkarılma) belli eden bir fıtrata sahiptir. Bu farkındalığa sahip her şair, ‘özkitle’sini hesaba katarak davranmak zorunda hisseder kendini. Şiirinde ironi, satir, parodi, taşlama, halk ağzı, bayağı dil, argo, küfür bulunduran şairleri bu bakımdan incelemek, yerinde tespitlerde bulunmamızı sağlayabilir. Rotry’nin de dediği gibi, “bu teknikler okurun üzerinde etki yaratmak içindir, bir mesajı ulaştırmanın yolları değil.”1 Şiir tarihimize kısaca baktığımızda Sümbülzade Vehbi Efendi, Meâli, Şair Eşref, Neyzen Tevfik, Metin Eloğlu, Salah Birsel, Can Yücel, Ece Ayhan, İzzet Yasar, küçük İskender gibi bazı isimlerin yukarıda sayılan tekniklerden bir ya da birkaçını kullandığını görebiliriz. Bununla birlikte incelememizin sağlığı açısından argoyu, küfrü, kaba konuşmayı birbirine karıştırmadan ilerlememiz gerekmektedir. Tanımlar, örneklerle birlikte yerine oturduktan sonra argonun şiirdeki işlevini, görünüm tarzlarını, olumlu ve olumsuz yanlarını tartışıp nihai hükme varabiliriz.