Bu Blogda Ara

29 Mart 2014 Cumartesi

Cihat duman’ın gençliğe hitabesi


Ey gençlik, ey şiire yeni başlayanlar, ey okurlarım
Ey sapkınlar ey bilmiyorum nasıl başlamalıyım
Bana şiir gönderiyorsunuz bak bakalım nasıl olmuş diye
Affedersin ben pezevenk miyim, ırz düşmanı mıyım yavşak mıyım da
Bana böyle bir görevi uygun görüyorsun benim canımı sıkıyorsun
Beni şiir hakkında konuşturmaya çalışıyorsun bana muktedirlik yüklüyorsun
Kendine maduniyet biçiyorsun bana usta diyorsun çırak olmaya çalışıyorsun
Ve ben her seferinde sana en baştan anlatmak zorunda kalıyorum mal gibi
Garip diyorum ikinci yeni diyorum metin eloğlu da cemal’e geçirmiş diyorum
80 kuşağı diyorum hevesçiler diyorum dinliyorsun
ben sallıyorum sen dinliyorsun
Aslında biraz beni tanımış olsan blogumdaki yazıları okur
şiir anlayışım hakkında bir fikir sahibi olurdun
ama o kadar meşgulsün ki zaman bulamıyorsun sonra bana
Saatlerce yorum yazdırmaya çalışıyorsun ne yap biliyor musun
Sen git dergilerde bloglarda şiirler yaz ben seni bulurum
çünkü çıkan bütün yayınları inceliyorum
Çünkü her gece twitter’a şiir yazıp aratıyorum
çünkü ben zaten gözlerim fıldır fıldır
Ha olsun ben yine de göndereceğim yorum yap diyorsan
kelime başı 1 liranı alırım

Yani bu metin tam tamına 175 lira

10 Mart 2014 Pazartesi

cihat duman'dan analiz gibi analiz

cihat duman'dan analiz gibi analiz

hırsız ve var kelimeleri bir arada durunca dilsel bir gösterge oluşturuyor mu?
hırsız var. çay bitmiş, çayın var mı'daki çay var değil, imdat hırsız, çağrısına
imdat burada bir hırsız var olacaktır, imdaaaat burada yaralı bir hırsız varrr
yetişin ve beni kurtarın bu hırsızdan çünkü o var, var o, onu kurtarın varlıktan
ben yok, imdat ben yok, ben ve yok kelimeleri bir arada durunca
dilsel bir gösterge oluşturuyor mu?
beni kurtarın yokluktan gibi değildir onu kurtarın varlıktan çünkü hırsız var

hırsız var pankartı, pankart mecrasında, sözlü bağırmalı olarak değil, pankart mecrası
böyle olunca bu dilsel gösterge beyefendiyi işaret etmiş savcıya, savcı suçlamış
hırsızvar bir gösteren midir? hırsızvar bir gösterilen midir?
eğer saussure haksızsa ve lacan haklıysa
eğer postyapısalcılar haklıysa ve gösterilen, gösterenin altından
(neye göre alt) kayıyorsa
ben yok ben yok imdat ben yok da bizi beyefendiye götürmeliydi
imdaaaaat ben yoooook


26 Şubat 2014 Çarşamba

Dedalus/Debut Şiir Dizisi Hakkında Duyuru



İlk şiir kitapları güzeldir. İlk kitaplarını çıkaran şairlerin gözleri de. Dedalus Yayınları’nın sahibi Sedat Demir ben şiir kitabı basmak istiyorum dediğinde, 2012'de, inanamamıştım. Şairlerin ilk şiir kitaplarını basmak isterse eğer yardım edebileceğimi söylemiştim. Kendisi de günümüz şiirini pek takip etmediğini benim önereceğim şiir kitaplarıyla ilgileneceğini söylemişti. Bu şekilde bir dizi başlatmıştık, şairlerin ilk kitaplarının basıldığı Debut dizisi. 5 tane şairin kitabını bastık. Ben gönüllü editörlük yaptım. Korkulan olmadı ve kitaplar tükendi, korkulan olmadı ve yayınevi zarar etmedi. Geçtiğimiz aylarda ise Sedat Demir yorulduğunu beyan etti. Bırakalım o zaman dedik. İrtibat koptu. Fakat geçen hafta Dedalus Yayınları’nın 2. yıl kutlamalarına gittiğimde, basılan kataloga Debut dizisine 3 kitap daha eklendiğini gördüm. Sedat Demir birileriyle işbirliği yapıp beni devirmişti. Kendine yeni ve genç ve güzel ve paralı ve zengin ve sağlıklı bir editör mü bulmuştu? Beni ilgilendirmez. Şiir iyidir ve basılmalıdır ve desteklenmelidir. Ama konseptini benim belirlediğim bir dizi üzerinden beni ezerek basılması biraz çirkin olmuş. Bu anlamda yeni çıkacak kitaplarla herhangi bir ilgimin olmadığını, ücretsiz yapmış olduğum editörlük ve konsept/sanat tasarımı hizmeti için Fikri ve Sınai mahkemelerde telif davası açmayacağımı kamuoyuna saygılarımla arz ederim.

18 Şubat 2014 Salı

ilk şiir kitapları yazımın taslağı natamaya yetiştirmeye çalışıyorum


(evi filan kapattım kitaplar dağıldı, bazı kitaplar kaybolmuş olabilir, bu yazı yazılmayabilir, yazılırsa çok uzun bir yazı olacak, umarım tekrar yerleşik hayata geçer ve yazabilirim, yazmak istiyorum artık, siz de gaz verebilirsiniz, görüş bildirebilirsiniz, yazılar iyidir, 30 günümüz var, bu yayınladığım kısım birçok yerinden kesilmiş, bazı şeyleri buraya almadım, kestim)
 
2000’li yıllar şiirin nereye yöneldiği konusunda yapılan tartışmalar bağlamında renkli geçmişti. 2000-2010 yılları arasında şiir üzerine yapılan gerek dergi mecralı tartışmalar gerek sanal ortamda yapılan kavgalar şüphesiz şiirimizi bir mısra mesafesi kadar da olsa ileri taşımıştır. 2010’lu yıllara geldiğimizde ise bu tartışmaların, şiir üzerine düşünce yazılarının azaldığını görüyoruz. Peki, ne oldu? Şair, şiirle ilgili neden sustu? Günümüz şiirinden uzak ve akademisyenlerin ikinci yeni fetişizmi ilerleyen bir akademi, susmuş şairler hiç tat vermiyor. Bu suskunluğu bir nebze olsa bozmak, ortama çığlık veremesek bile ufak bir fısıltı vermek adına 2012-2013 yıllarında ilk kitaplarını yayımlayan on iki şairi seçtik. Şüphesiz bu yıllar arasında sadece bu 12 ilk kitap yayımlanmadı. Yayımlanan fakat elime geçmeyen, elime ulaşsa da kitaplığımda kaybolan kitaplar da var. Burada amacımız 12 şairi göğe yükseltmek ya da tenkit ederek yerin dibine batırmak değil. Amacımız günümüz şiirine ulaşmaya çalışan okura ya da ortamı anlamaya çalışan şaire, 12 şair üzerinden örnekler göstererek harita tutmak. Kitaplarını okuduğumuz şairler ve ilk kitaplarının isimleri şöyle:

Mehmet Molla, Mehmet Davut Özdal, Ekim 2011
Maaşsız, Mehmet Davut Özdal, Haziran 2013
Kemik Yasası, Emre Öztürk, Ocak 2012
Sistem Çöktü Misal Çok Yalnızım, İsmail Aslan, Eylül 2012
Büyük Şehir Kahve Molasında, Enes Özel, Ekim 2012
dünyanın en modern zebrası siyah beyaz, Davut Yücel, Kasım 2012
asdasd, Özgür Göreçki, Aralık 2012
Kırmızı Perfect, Rıdvan Gecü, Şubat 2013
İhtimal Cüce, Murat Çelik, Temmuz 2013
Sağcılık Şiirleri, Ufuk Akbal, Temmuz 2013
Tutukevleri Boyunca Ahizelerde Bırakılanlar, Kadir Yanaç, Temmuz 2013
İronika, Özgür Ballı, Ocak 2012
Aşağıdan Seveceğim Ülkeyi, İsahag Uygar Eskiciyan, Haziran 2013

Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...