İstanbul Film Festivali, 12 Nisan 2015 günü göstereceği bir
belgesel filmi gösterime 3 saat kala yaptığı açıklama ile durdurmuş idi.
Açıklamada Kültür Bakanlığı’ndan kendilerine gelen bir evrakın gereğini
yaptıklarını belirttiler. Festivalden birçok film durumu protesto etmek
maksadıyla geri çekilince bugün (13 Nisan) bir basın açıklaması yaparak kâğıdın
11 Nisan 2015’te geldiğini belirttiler. Ve Film festivali yöneticisi Azize Tan
geri çekilen filmlerin tavrını destekliyoruz dedi. Belgeselci Emel Çelebi ise
Azize Tan’ın dayanışma çağrısına katılıyoruz dedi. 10 dakika sonra kültür
Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada İKSV’nin yalan söylediğini, ilgili kâğıdın
genel bir kâğıt olduğunu ve bunun Ocak 2014’te gönderildiğini ihtiva eden bir
açıklama yaptı. Ne yönetmenler ne de Festival yöneticisi bu yalanlama üzerine
açıklama yapmadı. Şimdi havada kalan şeyler var.
1-Azize Tan neden yalan konuşuyor? Hem kâğıt geldi diyerek
hem de geri çekilen filmlerin arkasındayız diyerek hem yalancılık yapıyor hem
de riyakârlık. Geri çekilen filmlerin arkasında iseniz ve bu sansürden mesul
değilseniz neden bir üstünüze hesap sormuyor ya da kabahat sizde ise bunu
itiraf etmiyorsunuz, istifa etmiyorsunuz?
2- Bu sansür kararını kâğıtla almadığınız besbelli, o halde ya
vahiy geldi ya içinizden bir faşist engel oldu ya da MİT ajanı gelip sizi tehdit
etti? Bunlardan hangisi olduğunu açıklamak zorundasınız. Yoksa hepiniz sanat camiasına
muvazzaf kılınmış birer devlet ajanısınız, TC ajanısınız. Başka bir mana çıkmaz
bundan!
3- Sinemaseverlerin zekâsını hafifseme hakkını size kim
verdi?
vahyi ne karıştırıyorsun oldu olacak beni de karıştır ben geldim yayınlamayın dedim ne yapacaksın
YanıtlaSilsoma da şahitliğe dayanarak içeride çıkarılmayan naaşlar olduğu halde maden kapatıldı dedin. şimdi neye inanıyorsun? bu iddianın yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığına mı, gerçek olduğuna mı yoksa tayyip erdoğanın argüman ihtiyacı için kandırıldığınıza mı?
YanıtlaSil