Bu Blogda Ara

aykut ertuğrul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aykut ertuğrul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2011 Pazartesi

Yumuşak Ge Dergisi-10


Yumuşak Ge dergisi onuncu sayısı ile raflarda yerini almış bulunuyor. Pisliksiz edebiyatın mecrası olarak da bilinen Ğ Dergisi’nin bu sayısında Selman Bayer kapağa taşınmış. Selman Bayer’in iki adet şiirinin ve yazmakta olduğu romanından bir buklenin yanı sıra Burcu Aker’in kendisiyle yaptığı söyleşiyi de okuyabilirsiniz.
Cihat Duman, “İlkokul Defterimin 26. Sayfası” adlı şiirinde
şiir rUHUn REGLamıdır dedi jİNEKologun biri,
Murat Ekinci, “Ölmemek” adlı şiirinde
bir balığın ölümü beni yormaz
İpek Görgün, “Enbiya” adlı şiirinde
yolun sonunda allahbabalar
Kadir Yanaç, “Balık Cinayetleri” adlı şiirinde
anam babam film şeridi uzunluğunda
Selim Akdemir, “EYJAFJALLAJOKULL” adlı şiirinde
düşünce maçipuçi- de saklı bir sandık
Barbaros Çelik, “Haziran Yanılsamaları” adlı şiirinde
al bu lirik çeşmeleri de bana can ver
Enes Malikoğlu, “İtirazlar” adlı şiirinde
Müslüman mı olmuş yoksa üstat Bakunin
demiş.
Derginin ortanca bölümünde öykünün bugün ki durumuyla ilgili bir soruşturma tertiplenmiş. Soruşturmanın konusu öykümüzün fildişi kulesine çekilip çekilmediği ile ilgili. Akif Hasan Kaya, Behçet Çelik, Güray Süngü, Kamil Yıldız, Mihriban İnan Karatepe, Nermin Tenekeci, Nihan Kaya, Ömer Faruk Dönmez, Pelin Buzluk soruşturmaya içtenlikle cevap vermişler.
Dergide ilginç bir öykü kombinasyonu var. Ahmet Büke, Aykut Ertuğrul, Banu Kaba çeşitli kanunlardan seçtiği maddelerden ilhamla hukukla dalga geçen öyküler kaleme almışlar.
Ayşe Serra Dilek, Elif Naime Arslanoğlu, Mehmet Kandemir, Elif Zehra Kandemir, Bünyamin Kasap’ın Georg Trakl ile ilgili şiir ve yazı çevirileri, Bünyamin Durali’nin Hüseyin Akın Hakkındaki yazısı ve Yahya Kurtkaya’nın mektubunu, Kadir Yanaç’ın acayip çizimlerini keyifle okuyacaksınız.

19 Aralık 2010 Pazar

Şiir Mekruhtur

Cihat Duman’la yeni çıkan kitabı “Ya da Pişman Değilim” üzerine kısa bir söyleşi yaptık. Biz onu tanıdığımız için mutluyuz, sizin de öyle olacağınızı umuyoruz… (Ayku Ertuğrul)

Sevgili Cihat, kitabında özellikle dikkatimizi çeken şu ki; bazı yerlerde şiiri, nükteye/şakaya kurban ediyorsun. Bu bir risk değil mi?

Evvela, şiir/şairlik benim için çok da önemli şeyler değil. Ben söyleyeceğim şeyi şiir formunda ya da şair maskesiyle aktarmaya çalışıyorum. Belki de bu şekilde yaşamak kolayıma geliyordur. Ayrıca şiir benim için mekruh da diyebileceğim hafif günahlardandır. Şiir okumayı/yazmayı daha büyük günahlardan bir nebze olsun kendimi kurtarmak için sürdürüyorum. Bu yüzden yazdığım metinlerde bir tür suçluluk psikolojisi hissedilebilir. Gelelim nüktecilik meselesine. Dediğin doğrudur. Ben nükteciyim. Şairlik kendini unutturmak gerekir ki bu bende yok. Hayallere dalamıyorum. Plan yapamıyorum. Rüya görmem. Başıma gelen musibetler sonunda nükteli davranarak, nükteli yazarak Allah’a isyan etmekten sakınmaya çalışıyorum. Kalbini bırakıp, zekâsıyla şair olmaya çalışan her insan nüktecidir, evet. Fakat şiire de kira ödüyorum Aykut. Şiir hakkında yazdığım yazılar, şair maskesi takmamın ücretidir.


Bir Mezarlık Komedisi: Gassal

Hayatta kalırsak su faturasını kim ödeyecek diyen milyonlarca insana sordukları soru gerçekten hokkabazların şanına yakışacak görkemdeydi: Ö...